Ah şu belediye otobüsleri

         Sabah en relax halinizle kalkıp, kahvaltınızı yapıp, güzelce giyinip mutlu ve huzurlu olarak çalışacağınızı umut ettiğiniz işyerine gitmek için evden çıktınız. Ve her günkü gibi yine otobüs binmek için standart bindiğiniz otobüs durağına yöneldiniz. Duraktan sonra 200 adım atarak kuyruğun sonuna ulaştınız ve gelmesi muhtemel bir otobüsü beklemeye başladınız.10 Dakika.. 15…20… derken yarım saat sonra ufukta bir otobüs görünür. Toplulukta hafif bir kıpırdanma başlar. Herkes “bir kişi geçeyim bari. Kâr kârdır!” diyerek ince omuz hareketleriyle birbirini geçme çabası içine girer. Otobüs durduğunda ise o ince omuz hareketleri “Futbol” müsabakalarındaki “Omuz Omuza” sahnelerini aratmaz ve güçlü olan kazanır otobüse ilk biner. Son boş kalan yere de “Omuz Omuza” galibi düşman rakip oturursa sizin için iğrenç bir gün başlamış demektir.

 Yukarıda anlattığım kısmı her ne kadar size uyarlamış gibi görünsem de standart bir günümün ilk 45 dakikasını anlattım. Sıradan bir güne böyle büyük telaşelerle başlayan bir “İstanbullu” dan ne beklersiniz. Hangi işinde kendine ve çevresine faydalı olabilir?. Trafiğin ve yolcu kitlesinin en yoğun olduğu sabah ve akşam saatlerinde seferleri seyrekleştirmek, körüklü otobüsleri depolarda çürütürken 50 kişilik otobüslere 250 kişiyi tıkıştırmak doğalsa günün böyle başlaması da doğaldır tabi. Sabah hara güre bindiğim otobüsle “kağıthane otobüs garajının” üstünden geçerken garajda “dalinin civcivleri” gibi sıralanmış şekilde duran körüklü otobüsleri görünce çıldırıyorum. “bu otobüs sizin için yenilendi” yazısını her otobüsün önüne arkasına yapıştırılması mümkün neresi varsa oraya yapıştırmayı biliyorsunuz da “bizim için yenilenen” otobüsleri hizmetimize niye sunmuyorsunuz?. Kaç kere telefon ettik imza topladık sabah saatlerinde körüklü verin diye her seferinde otobüsümüz yok diye geri çevirdiniz de Kağıthane de ki otobüsleri niye saklamadınız?. Üstü kapanıp açılan bi garaj yapsaydınız bari. Bağrımıza taş basar inanırdık otobüs olmadığına.

 Geçelim diğer meseleye. Yeşil otobüs meselesi. Yolcu düşmanı belediyeye Çevre dostu otobüs. Madem herkesin “oy” u eşit. Madem bütün insanlar eşit. Niye her yere yeşil otobüs göndermiyorsunuz?  İlle ibb’ nin önünde toplanıp kendimizi müsait biyere zincirleyip eylem yapmamız mı lazım. Kendimizi yakmadan polisle kapışmadan Doğal yollardan versenize.

 Otobüslerdeki cinslerde ayrı mesele. Gördüğü ilk demire “Kuala” gibi yapışan ve ne şoförün nede diğer yolcuların “arkalara doğru ilerleyelim beyler” nidalarını duymayan tiplerden bahsediyorum. Tarif etmek gerekirse 28 – 30 yaş arası hafif göbekli ve potansiyel katil tipli insanlardır. Konuşma eylemi henüz icad edilmediği için daha çok homurdanarak iletişim kurulur.

 Otobüs yollarını neden uzatıyorsunuz?. Neden öğrenci biletleri tam biletin yarısı fiyatında değil?. benim bildiğim tam bilet 1 YTL ise öğrenci 50 YKR olur. Nerden çıkardınız bu tarifeyi ?. Yağmur yağdığında otobüslerin üstü neden akıyor? İçerde sıcaktan ölürken camları açamaMAmız için niye camın açılacak kısımlarını büküyorsunuz. Klimalı otobüse binenler insanda biz değilmiyiz. Hem bazı otobüslerde niye plaka yok?. Halk otobüslerinin yavaş gitmeMEsi için önlem alsanıza kardeşim. Durak haricinde yolcuda almasın otobüsler. Zaten belediye şoförleri minibüsü geçti akbili olmayan yolculara akbil satıp bir maaşta ordan doğrultuyorlar. Ya aldığı parada gözüm yok. Her durakta en az 2 dakika kaybediyoruz. En kısa otobüs mesafesi 20 durak yani gideceğimiz mesafeye en az 40 dakika geç kalıyoruz. Aktarmayı niye kaldırdınız aktarmayı?. Milletin işine yarıyordu onun içinmi. Sultançiftliği tramwayı niye hala bitmedi. Gömü buldunuz da haberimiz mi yok.

Yeteeeeeeeeer. Aklım soru kaynıyor. İyisimi içine aaat.

“ÖZGÜN ADAM”

Etiketler: , , , , , ,

“Ah şu belediye otobüsleri” için 3 Yorum

  1. edonline diyor ki:

    Çok haklısınız. Bende Okmeydanında oturuyorum ve 54K numaralı otobüse biniyorum fakat yaşadıklarım sonucunda adını IZDIHAM K olarak değiştirdim.

  2. prenses diyor ki:

    İstanbul halkının derdine tercüman olmuşsunuz.Yüreğinize sağlık…!

  3. by_sesamos diyor ki:

    gerçekten halkın her sabah yaşadığı, her sabah isyan ettiği durumları; çok güzel bir şekilde dile getirmişsiniz. Emeğinize sağlık. 49G Yolcusu…

Yorum Yapın