‘Öneri-Yorum’ Kategorisi için Arşiv

Bir psikiyatristimiz eksikti…

Perşembe, 16 Temmuz 2009

        Yeni moda oldu sanırım. Aile danışmanları… Psikologlar… kelimelerle insanları yola getirdiklerine inanılan meşhur insanlar. Hiç inancım yok bir insanın beni kelimelerle iyi edeceğine. Hiçbir kelimeye inancım kalmadı zira. Ne bir cümle psikolojimi düzeltir nede bir insanın benim hayatım hakkında ileri geri konuşup yorum yapması. Bilakis buna tahammülde edemem. Kavga çıkar. (more…)

Sporcu Milletiz Vesselam

Çarşamba, 13 Ağustos 2008

   2008 Pekin olimpiyatları yapıladursun, kimimiz TV den izleyerek kimimiz arkadaşlardan duyarak kimimizde internet haberlerinden takip ederek kazandığımız altın gümüş bronz madalyaların sefasını sürüyoruz. Türkün başarısı tabiî ki herkes mutlu ediyor. Ama hiç kimse orada icra edilen bütün spor dallarını normal hayatta rutin olarak kullandığımızı bilmiyorlar ve işin garip tarafı asla da öğrenemeyecekler.

   Bu ülke Elvan Abeylegesse gibi atletleri çok rahat yetiştirir aslında. Sabah otobüs peşinde işe bir otobüs önce gidebilmek için koşan canım halkım elbette ki koşmayı doğal bir dürtü sanar. Ve elbette ki koşmak onun için sadece sıradan bir eylemdir. Yataktan 5 dakika kar etmek için otobüs peşinde 100 metreyi 12 saniyede koşan nice devlet memurları tanırım. (more…)

Figüranlar

Cumartesi, 19 Temmuz 2008

       Sinema filmlerinde yada dizilerde kalabalık olsun diye kullanılan bir terim… Figüranlık. Yapacağı işten çok bulunacağı ortamda birilerinin olduğu bilinsin diye vardırlar. Bir amaca hizmet etmezler. Bir sonuca ulaşmaya çalışmazlar. Kütleleri sadece varlıktan ibarettir. Düşünmezler. Sadece söyleneni yaparlar. Tam bir günü cüzi bir para için sahne önlerinde geçirirler. Ana karakterleri ön plana çıkarmak için sırayla ölürler. Yada unutulup giderler…

(more…)

Gazete Okumayı Sevmiyorum

Pazartesi, 07 Temmuz 2008

Güzel bir güne gazeteyle başlanmaz. Başlanamaz. Eğer gazeteyle başlanırsa güzel bir gün olamaz. Her gazete okuduğumda; birilerini mutlu etmek için düşündüğüm türlü fikirlerin üstüne kar yağar. Ve o gün gülmek istesem aklıma mutat gazetelerin 3.sayfalarına sindirilmiş cinayet haberleri gelir. Tam ağzımı açacakken aynı gazetedeki “bir annenin feryadı” başlıklı haberde kullanılan resim gelir. Gülemem. Söyleyeceklerim düğümlenir boğazıma. Yutkunurum. Yutamam. Belki de sanal dünyaya alıştığımız için gerçek haberler ağır geliyordur bünyemize. Yada ne bileyim. Biz bu dünyada yaşamak için fazla insaflıyız. (more…)

Rap Müzik Fırtınası.

Cuma, 06 Haziran 2008

 “[R]hytm [a]nd [P]oem (Ritim ve Şiir)”

          Kısaltması tamda içeriğine uygun şekilde yapılmış. Sadece bir ritim üzerinde herhangi bir sese veya enstrümana gerek kalmadan genelde hızlı ve anlamlı sözcükler söyleyerek yapılan bir müzik türüne ancak böyle bir isim yaraşır zaten. Türk milletinin çoğu tarafından sevilmemesinin sebeplerini hala araştırmaktayım ama hala geçerli bir çözüm bulmuş değilim. Çoğu gereksiz ve bir o kadarda saçma önyargıları yüzünden böyle harika bir müzik türünden yoksun büyüyüp yoksun yetişip yoksun ölüyorlar.

         Amerikan müziği olduğu için dinlemiyorum diyenler acaba hiç rock müzik dinlemiyorlar mı? Veya Amerika dizileri karşısında saatlerini vermiyorlar mı?. (more…)

Ne bu şiddet. Bu celal

Cumartesi, 26 Nisan 2008

           Güne nasıl başlarsanız akşama kadar öyle gider. Bu yüzden güne iyi başlamak çok önemlidir. İnsan psikolojisi ve sosyal yaşam hakkında gayri ihtiyari olarak yaptığım gözlemler sonunda bu gerçeğe ulaştım.
            Günü mükemmel kılmak herkesin kendi elinde. Güne mükemmel başlamak ve o günü mükemmel bir gün olarak yaşamak istiyorsanız öncelikle kendinizi biraz gözden geçirmeniz gerekecek. Monotonluklarınızı, kendinizi başkasının yerine koyup izlediğinizde göreceğiniz kötü yanlarınızı ve kalp kırmamayı başarmanız, mükemmel bir gün geçirmeye başlamak için ilk adımlarınızdır. Fakat burada bir ayrıntıya dikkat çekmek istiyorum. “kendinizi başkasının yerine koyup izlediğinizde göreceğiniz kötü yanlarınızı” derken başkalarının size söylediklerinden bahsetmiyorum. Kendi gördüğünüz kötü yanlarınızdan bahsediyorum.

Bir örnek vereyim. Şarkı söylemeyi çok seviyorsunuz. Ve şarkıyla kendinizi bir bütün içinde sunup kendinizi şarkılarla ifade ediyorsunuz. Ve bir arkadaşınız durup dururken sadece kendi egosunu tatmin uğruna (more…)