‘özgün adam’ olarak etiketlenmiş yazılar
Cuma, 27 Kasım 2009
Ey gece karanlığına karışan çığlığım. Ey gitmemesi gereken yerlere giden haykırışım. Ey tozuna kurban olduğum sevgilim… Ey içine hicran düşen yüreğim. Elim… Ayağım… Gözüm… Kulağım… Ey senin adını andıkça anası gelen dilim… Ey güneşi gördükçe geceye sinen, muhabbete sadakati kalmamış sıradan ümitlerim… Ey gecenin himmetinden sualsiz faydalanmak için gündüze küsen umutlarım. Ey kendime küsüp sana koşan benliğim… Bencilliğim… Ey kavgayı barışa tercih eden kinim. Unutulması gerekenleri unutturmayan zalim beynim… Benden başka kemirecek şeyi kalmayan derdim…
Ey sen. Ey kendim… Terk edin beni. Yalnız bırakın benliğimi… Başımı alıp gitmeden buralardan… (more…)
Etiketler: , deneme, deneme oku, Ey gece karanlığına karışan çığlığım, gidenlere, özgün adam
Kategori: Deni-Yorum | Yorum Yok »
Perşembe, 06 Ağustos 2009
Bir at oldum. Sana koştum dörtnala. Ayağımdaki nalımı sakladılar uğur diye. Bende dört nal vardı. Ama uğurum olan sen yoktun. Güneş oldum sana doğdum her sabah. Söneceğimi bile bile Karanlıkları aydınlattım ışığımla. Kendimi kararttım. Sen yoktun. Bir Dilek oldum kendimi astım ağaca. Ha gerçekleşmiş ha gerçekleşmemiş. Senin yolundaydım. Sen yoktun. Gül oldum sana açtım. Buram buram koktum etrafıma. Ayağı çıplak çocuklar yoldu beni. Oysa seni beklemiştim. Sen yoktun. (more…)
Etiketler: çizgili, çizgili defter, çizgilidefter, defter, deneme oku, denemeler, kendimi bulamadım, özgün adam
Kategori: Deni-Yorum, Yaşı-Yorum | 3 Yorum »
Pazar, 02 Ağustos 2009
Cahil olası geliyor insanın.. Ne okuyasım var ne yazasım. Öğrenmeseydim okuma yazmayı belki rahat ederdim. Hiç okula gitmeseydim mesela. Anadan doğma ve sadece yaşamak için yeterli olan bilgilerle yaşasaydım. Ve ölseydim mesela…
Resimlerden takip edilen bir dünya çokta acı vermese gerek. Ne lise aşkları olurdu nede okurken gözyaşlarına boğan şiirler. Denemelerde olmazdı hayatımda. Acı olmazdı mesela.. (more…)
Etiketler: deneme, deneme mesela, deneme oku, makale arşivi, mesela, özgün adam, özgün makaleler
Kategori: Deni-Yorum, Yaşı-Yorum | Yorum Yok »
Perşembe, 16 Temmuz 2009
Yeni moda oldu sanırım. Aile danışmanları… Psikologlar… kelimelerle insanları yola getirdiklerine inanılan meşhur insanlar. Hiç inancım yok bir insanın beni kelimelerle iyi edeceğine. Hiçbir kelimeye inancım kalmadı zira. Ne bir cümle psikolojimi düzeltir nede bir insanın benim hayatım hakkında ileri geri konuşup yorum yapması. Bilakis buna tahammülde edemem. Kavga çıkar. (more…)
Etiketler: Bir psikiyatrist eksikti, makale arşivi, özgün adam, özgün makaleler, psikiyatrist
Kategori: Bili-Yorum, Eleştiri-Yorum, Öneri-Yorum | Yorum Yok »
Cumartesi, 20 Haziran 2009
şöyle bir bak gözüme. illede taa içine bakman gerekmez. elin elime değsin mesela. illede tutman gerekmez. sıcaklığını hissetsem yeter. adınla adım aynı cümlede geçsin bari. ardarda olması gerekmez. hadi bir konu bulda konuşalım havadan sudan. konunun ille aşk olması gerekmez.yanyana yürüsek mesela sokaklarda. yoluma yoldaş olsan haziran akşamlarında. koluma girmen gerekmez. hergece görsem seni rüyalarımda. kalktığımda bir “tüh” çekmeye razıyım. gerçek olması gerekmez. (more…)
Etiketler: adamı, böyle, böyle böyle yıpratıyor hayat adamı, deneme oku, hayat, özgün adam, yıpratıyor
Kategori: Eleştiri-Yorum | Yorum Yok »
Salı, 16 Haziran 2009
Ali okula başlamış. İçinde bitmek tükenmek bilmeyen bir okuma azmi olduğu için önce okumayı öğrenmiş. İlk hecelediği kelime aşk olmuş. Okuması ne kadar kolay diye geçirmiş içinden cinali. Yaşamasını bilmiyormuş oysa. Sonra ali sevmeyi öğrenmiş. Sonra ağlamayı öğrenmiş. Sonra kalbi kırılmış cinalinin. Sonra kaçmayı öğrenmiş. Sonra kaçmamayı öğrenmiş. Sonra ağlamamayı öğrenmiş. (more…)
Etiketler: bir cinalinin hayatı, cinali, deneme, deneme oku, özgün adam
Kategori: Deni-Yorum | 1 Yorum »
Pazar, 14 Haziran 2009
Ne yüzün gelir gözümün önüne ne gözün. Ne tutmadığım ellerin gelir aklıma nede hafif hafif unutmaya yüz tuttuğum ses tonun. Ne telefon ederim ne mektup yazarım. Ne ağlarım nede adını anarım. Ne hatırlamaya çalışırım nede unutmamak için çaba harcarım. Ne karalar bağlarım nede türküler söylerim arkandan. Ne Allahın selamını esirgerim nede devamını getiririm. Ama söz dinlerim. Yırtarım bütün fotoğrafları. Umurumda değil. Unutabilirisin. Siledebilirsin beni hayatından. İlk değilsin atlatmam kolay olur. Ama sen, benim gibi bir dağı kolay atlatabilirsen… Olay olur. (more…)
Etiketler: değil, deneme, deneme oku, oku, özgün adam, umrumda, umrumda değil
Kategori: Eleştiri-Yorum | Yorum Yok »
Cuma, 12 Haziran 2009
Yakışmadı sana bu terk ediş…
Ne bileyim işte. Bir erkeğin kırlarda çiçek toplaması gibi yakışmadı. Yapabileceğinin en iyisi bu olmamalıydı. Son çare değildi ayrılık. Köşeden dönüşünü izlerken elimden gelen bişeyler olmalıydı. Peşinden seslenmeye mecalim olsa koşar tutardım ellerini. Ama şimdi.. Önüne parmak çıkan karınca gibiyim. Ne yana dönsem çıkmaz yol oluyor. Ufuk karanlık (more…)
Etiketler: , deneme, deneme oku, önüne parmak çıkan karınca gibiyim, özgün adam, terkediş, terketmek, yakışmadı sana bu terkediş
Kategori: Deni-Yorum, Şehirden Kelimeler | Yorum Yok »
Cuma, 17 Nisan 2009
Hangi yemine inanırsan o yemini edeyim… Kötüyüm işte. Hani gözüne güneş gelince elini kaldırırsın ya rahatsız olupta.. mecalim yok. Gözüme sen kaçtın. Elim kalkmıyor.ağlamayı aştım artık güzelim. Ağlamayarak üzülüyorum. Vallahi yalan değil artık adını anmadan cümleye başlayamadığım. Besmele gibi dilimde adın. Her hüzünlü şarkıda siluetin gözümün önünde. Hani herkesin kendini bulduğu şarkılar var ya. Ben o şarkılarda kendimi kaybediyorum. Kötüyüm işte…
Artık eski tadı vermiyor güneşin batışını izlemek. Sanki eskisi gibi batmıyormuş gibi. Yada ne bileyim şekerli çay bile şekersizin tadını vermiyor artık. Ağzımın tadı (more…)
Etiketler: deneme, işte, kötüyüm, kötüyüm işte, özgün adam
Kategori: Deni-Yorum, Yaşı-Yorum | Yorum Yok »
Pazar, 22 Mart 2009
Aslında goldü bütün attıklarım. mahallenin bütün çocukları düşman olduğu için zatıma.. taş üstü diyip saymadılar attığım hiçbir golü.bu bu şanssızlık değil sonradan.. doğuştan benimkisi. Ne zaman uçurtma yapsam rüzgarlar hapsolur biryerlerde… 4 yapraklı gonca avına çıkarken ben dikenli sarmaşıklar bile kuruyup kalır elimde. Şanssızlık diz boyu. Sensizlik bir ömür boyu… ağlamak yakışmaz belki. Ama ölmek nede yakışır ağlamasını bilen adama.. (more…)
Etiketler: bir, deneme, deneme okı, oku, özgün adam, söyleyemeyişime
Kategori: Deni-Yorum, Yaşı-Yorum | Yorum Yok »
Salı, 02 Aralık 2008
Açılış parçası hep aynı hayat senaryosunda…emel söylüyor. “hoş geldin hüzün”..
Birkaç gün geçmeden başlıyor barış manço en içten sesiyle. “Fikrimden geceler yatabilmirem”..Sezen aksu eşlik ediyor barış abiye.. “ben sende tutuklu kaldım” diyor. peşinden yalın yalvarıyor.. “sonsuz ol” diye. Bitmiyor vefasız sevgiliye söylenen sözler. Kalbi kırıldıkça kırılan ben sessiz sessiz dinliyorum birbirinden güzel parçaları… duman yetişiyor sezen ablaya “yak beni yak kendini yak…”. Umursamaz görünüyorum. Candan erçetinden bir şarkı mırıldanıyorum. “umrumda değil.”. bilmukabele diyorsun ve ardı ardına kalp kırkları…
(more…)
Etiketler: deneme oku, denemeler, özgün adam, şarkıların dilinden
Kategori: Deni-Yorum, Yaşı-Yorum | 4 Yorum »
Cumartesi, 19 Temmuz 2008
Sinema filmlerinde yada dizilerde kalabalık olsun diye kullanılan bir terim… Figüranlık. Yapacağı işten çok bulunacağı ortamda birilerinin olduğu bilinsin diye vardırlar. Bir amaca hizmet etmezler. Bir sonuca ulaşmaya çalışmazlar. Kütleleri sadece varlıktan ibarettir. Düşünmezler. Sadece söyleneni yaparlar. Tam bir günü cüzi bir para için sahne önlerinde geçirirler. Ana karakterleri ön plana çıkarmak için sırayla ölürler. Yada unutulup giderler…
(more…)
Etiketler: deneme oku, denemeler, figüranlar, özgün adam
Kategori: Deni-Yorum, Yaşı-Yorum, Öneri-Yorum | Yorum Yok »
Cumartesi, 28 Haziran 2008
Yeni ve işe yarar bir iş veya malzeme bulmak için ille de mucit olmaya gerek yok. Bakan bir göz ve düşünebilen bir insan yeterli aslında. Ama ya kendimizi mucit gibi görmemekten yada elimizde olan çok büyük bir sermayeden ; yani insan beyninin derinliklerinden ve gücünden haberimiz olmadığı için yeni keşifleri hep adı duyulmuş büyük insanlardan veya mucitlerden bekleriz. Halbuki her insanın kendi kreatif fikirleri olabilir. Yeter ki bunu gerçekleştirebilecek bir ortamı olsun.
Mesela adını hiç duymadığınız ve muhtemelen IQ su da 60’ı geçmeyen Amerikalı Garrett Augustus Morgan’ın bir icadını günlük hayatta o kadar çok kullanırız ki o icat olmasaydı inanın hayat felç olurdu. (more…)
Etiketler: icatlar, kaşifler, makaleler, mucitler, özgün adam, trafik ışıkları, trafik lambaları, yeni keşifler
Kategori: Bili-Yorum | Yorum Yok »
Cuma, 06 Haziran 2008
Karanlığa yakılan bir mumdur mahlasım… Aydınlığa atılmış bir adım… Korkarsınız belki konuşmaya. Tanımazsınız beni. Aykırıdır gidişlerim. Arka arkaya söylerken isyan dolu şarkılarımı… Ellerimle boğarken kasvetli düşünceleri, izlemekle yetinirsiniz beni ve benim gibi korkusuz endamları…
Ey derin karanlıkların sessiz bekçileri… Ey mum yakanları kurşuna dizenler… Üzerinize güneş olmaya geliyorum. Köpük köpük… dalga dalga geliyorum. Gücünüz yeterse susturun beni. Vurun gücünüz yeterse emsalsiz duygularla bezenmiş düşüncelerimi. Parçalayın her ortaya attığım fikir akımını. Ama unutmayın ki her parçamdan yeni bir ben doğacaktır.
İşkence havasında geçen bir ömrü reklamlayıp satanlar. görünüş budalaları. Ey hakikat yoluna cam kırıkları serpiştirenler. (more…)
Etiketler: , adam, çizgili defter, çizgilidefter, mahlas, özgün, özgün adam
Kategori: Deni-Yorum | 1 Yorum »